Çocuğa yönelik fiziksel  ve cinsel istismar olgularında anamnez  en belirleyici yöntemdir. Çocukla iletişim kurabilme becerisi gösteren uzman çocuktan doğru hikayeyi öğrenebilir. Bu da vücuttaki bulguların doğru yorumlanabilmesini sağlayacağı  için çok önemlidir.

Anamnez:

Cinsel istismar  eğer aile içinde meydana gelmiş bir olay ise ortaya çıkışı  olayın üstünden çok uzun süre geçtikten sonra tesadüfen başka bir olaya bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Aile dışından , başka birinin istismarcı olduğu durumda  çocuktaki davranış farklılıkları ya da  tesadüfler olayın ortaya çıkmasına neden olur.

İstismar olgularında en büyük belirleyici olayın öyküsünün doğru ve net bir şekilde alınmasıdır. Öncelikle çocuğun öyküyü anlatması önemlidir. Bu  yapılırken  aile yakınlarının olmadığı bir ortamda ,çocuğun tek başına anlatabilme koşullarının sağlanabilmesi önemli olabilir. Çünkü eğer  istismarcı aile içinden biriyse bu durum çocuğu korkutabilir ve bu durum gerçek hikayenin anlatılmasına engel olabilir. 

Olayın öyküsü,çocuktaki fiziksel bulgularla birlikte doktoru en iyi bilgilendirecek kaynaklardır. Bazen fiziksel bulguların  yeterince açık ve net  olmadığı olgularda , uzmanları  aydınlatabilecek tek veri  öykü  ve  çocuğu  getiren kişilerin tutumları olmaktadır. Olayın öyküsü  daha sonraki  aşamalarda hukuki delil olarakta kullanılabileceğinden   çok önemlidir. Genellikle istismar olaylarında şahidin bulunabilmesi pratikte sık  gözlenen bir durum değildir.Olayın gerçek öyküsünün dinlenebileceği tek kişi olaya maruz kalan çocuk olmaktadır.

Genellikle çoğu istismar olgusunda çocuklar konuşmak yerine susmayı yeğlemektedirler.Bazı olaylarda ise söylediklerini daha sonra inkar ettikleri saptanmıştır.Tüm bunlar çocuğun söylediklerinin çok önemli olduğunu göstermektedir. Video kamera çekimleri ile çocukların ifadesinin  alınması yaygın bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Bu da  iki büyük avantajı beraberinde getirmektedir. Öncelikle çocuklardan  sadece bir  defadan  başka  sorgulamaya gidilmemesi  çocukların daha fazla travmatize  olmasını  engelleyecektir. İkinci olarak çocuklar  sadece bir kişiye yönelik anlattıklarını  video sayesinde konuda çalışan başkaları da sayısız defa analiz edebilme ve bilgilenebilme şansını bulacaklardır.

Anamnez sırasında çocuğa sorulacak sorularda soruların şekli çok önem taşımaktadır. Anamnez alınırken  sorulacak soruların tipi en önemli teknik boyutu  oluşturmaktadır . Soruların yönlendirici olmaması  çok önemlidir. Ayrıca soruların kısa, net  ve  anlaşılır olması gerekmektedir.

Karşılıklı görüşmede çocuğun güvenini kazanmak ve çocukla empati kurabilmek ilk amaç olmalıdır. Çünkü çocuk ancak karşısındakine güvendiği zaman ona açılacak ve neler olduğunu anlatacaktır .Karşılıklı tanışma faslından sonra direkt konuya girmek yerine anamneze  kısa sorularla başlamak  güvenirliği sağlamak  ve diyaloğu sürdürebilmek için önemlidir. Örneğin ” Ne oldu?, Daha başka?, Başka bir şey oldu mu? ” gibi kısa sorularla anamnez başlamalıdır.Görüşmeye ikinci bir erişkinin katılması da olumlu  bir etkendir. Ayrıca öykünün alınması  sırasında soruların  yazılı olarak kayda geçmesinin önemi  de büyüktür.

– Daha ayrıntılara girmesini sağlayın

– Size güvendiği için ona teşekkür edin. Konuşmakla iyi yaptığına onu inandırın. Her ne kadar yaramaz olmuş ya da riske girmiş olsa bile; ne istismardan, ne de sonuçlarından onun sorumlu olmadığına inandırın.

– İstismarcının böyle bir şey yapmaya hakkı olmadığını, bunun  kanuna aykırı olduğunu ve istismarcının bundan dolayı kötü biri olmasa bile ceza göreceğini ona anlatın.

– Ona destek olacağınıza söz verin. Buna bir son vereceğinizi ve yardım bulacağınızı, bunları yapmaya gücünüzün olduğunu anlatın.