Kelimenin latince aslı  incestus olup sıfat olarak  pis , kirlenmiş,temiz olmayan anlamına gelmektedir.  Ayrıca tanrılar karşısında da ahlaksız,uygunsuz,iffetsiz,suçlu  karşılığında da  kullanılmaktadır. İsim olarakta  kirlilik, iffetsizlik ,uygunsuzluk demektir.

Fransızca  inceste, ingilizce incest, almanca  blutschande kelimeleri kullanılmaktadır. Dilimizde karşılığı olmayan  bu kelime  arapçada  fücur’la karşılanmaktadır. Mustafa Nihat Ozon’un Osmanlı-Türkçe  sözlüğünde  fücur için günah, zina denilmektedir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise “Günahın her çeşidi” olarak ifade edilmektedir.

Bugün bu terim toplumumuzda evlenmeleri ,ahlakca,hukukca , dince yasaklanmış (nikah düşmeyen)  yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları anlamında kullanılmaktadır. Psikiyatri  kitaplarnda  ise cinsel sapmalar bölümünde ” yakın akrabalar arasında cinsel ilişkide  bulunmalar ” ya da ” akraba aşkı” anlamında kullanlmaktadır. American Journal of Pscyhiatry’nin 1991 ocak sayısında konu ile ilgili bir yazıda ensest “çocuk ile ana-baba ya da çocuk ile büyükanne-büyükbaba arasındaki uygunsuz cinsel ilişki tanımı yapılmaktadır.Ayrıca hem vaginal hem anal yönü bulunan, oral ya da genital ilişki, zorlama ile karşılıklı masturbasyon  biçiminde gerçekleşen cinsel ilişkinin  ensest kapsamına girdiği vurgulanmaktadır.

Ensest geleneksel olarak  biyolojik  olarak  akrabalığı olan  aile bireyleri arasındaki  ilişki olarak değerlendirilmektedir.Bu ilişkide tarihte  hep  yasaklı bir tabu  olarak görülmüştür. Klasik  ensest ilişki  sadece kan bağına dayanmaktadır. Yakın ilişkilerin  kurulmuş olduğu, ebeveyn  bağının ve güvenin oluşmuş olduğu veya ebeveynlerle   olan ensest  ilişki  kavramı uzun yıllar boyunca  görmezlikten gelinmiştir.

Son yıllarda ensestin daha genel bir yaklaşımla  çocukta cinsel istismar olarak değerlendirilmesi ve sadece cinsel ilişkinin gerçekleştiği durumları değil  çok daha geniş bir spektrumda  tüm cinsel içerikli davranışları içermesi gerektiği görüşü    ağırlık kazanmaktadır.

Bugüne kadar ensest, özellikle fertilizasyonun oluştuğu durumlarda    hamilelikte  çok önemli bir problem olarak algılanıyordu. Doğacak çocuğun handikaplı olması durumu, özürlü çocuk doğması olasılığının yüksekliği  ile çocuğun  sosyalleşme  döneminde  aile içi ilişkilerden kaynaklanacak kaos en önemli    problemler  olarak görülmektedir.

Ensest için çeşitli tanımlar yapılmıştır. İki temel faktör tanımlarda önemli rol oynamaktadır. Bunların   ilki  ensest kapsamına  kimlerin girdiğidir. Bazı araştırıcılar sadece   çekirdek aile bireylerini   bu kapsamda değerlendirmekte   bir grup ise bakmakla yükümlü olan  tüm kişileri  biyolojik bağa bakmadan   bu kapsama alınmaktadırlar. Kişisel  görüşüm ikinci yaklaşımın doğru olduğudur. İkinci faktör ise hangi davranışların bu grupta değerlendirilmesine ilişkin yaklaşımlardır. Sadece koitusu  kabul eden araştırıcıların görüşü son  yıllarda  anlamını yitirmiş artık geniş spektrumda  cinsel eylemlerin değerlendirilmesi görüşü ağır basmaktadır.

Risk Faktörleri

Baba-kız ensesti en sık rastlanılan ilişki türlerinden birisidir.Aşağıda risk faktörleri olarak düşünülen  özellikler belirtilmiştir.

1-Alkolik baba

2-Alışılmışın dışında şüpheci ya da bağnaz ve sofu  baba

3-Vahi/ otoriter baba

4-Annenin olmaması veya ailede koruyucu güç olmayı beceremeyen anne

5-Annenin ev işlerini yapan  ve anne rolünü oynayan bir kız çocuğu

6-Anne-babanın bitmiş ya da sorunlu cinsel yaşamlarının olması

7-Babanın kendi kontrolünü sınırlayan faktörler: Madde bağımlılığı, psikopatoloji, sınırlı zeka

8-Küçük kızda aniden gelişen baştan çıkarıcı tavırların varlığı

9-Çocuğun insanlarla  yakın  ilişki kurulmasına izin  verilmemesi

10-Anne-babanın yabancılara karşı düşmanca, paranoid bir tutum içerisine girmesi

11-Anne veya babanın  ya da her ikisinin ailesinde daha önce ensest ilişkinin varlığı

12-Babanın puberte döneminde  kızına karşı aşırı kıskançlık  göstermesi

Değerlendirme ve Tedavi

Konuyla ilgili büyük tabu yüzünden ailelerin ilk planda inkar ve suçluluk duyguları normal karşılanmalıdır. Bu yüzden ilk temaslar destekleyici olmalı, istismar edene duyulan olumsuz duygular frenlenmeli ,çocuğun güvenliği öncelikle gözetilmelidir. Eğer erişkin tedaviyi reddediyorsa, çocuk geçici bir bakımevine yerleştirilmelidir. Olay sonrası çocuğun tıbbi ve psikiyatrik muayeneleri yapılmalı, özellikle jinekolojik muayenenin  travmatik etkisi unutulmamalıdır.

Erişkin ve çocuk arasındaki en tipik cinsel temas adolesans öncesi veya adolesan kız çocuk ve babası/üvey babası arasındaki okşamalar, veya ilişkidir. Tüm yaş gruplarındaki çocuklar genital, anal veya oral cinsel temasa maruz bırakılıp istismar edilebilir. Cinsel istismar pekçok yönüyle fiziksel istismara benzer. Öncelikle, erişkinin impuls kontrolunda bir gereksinimi karşılar, yani bir rol değişimi yaşanmıştır. Ve son olarak da ilişki patolojik bir aile yapısında ortaya çıkar.

Genç bir kız, babasıyla cinsel ilişkiye girdiğinde, anne genelde aktif veya pasif olarak davranışı görmezlikten gelir. Erkekler çoğunlukla karılarından göremedikleri seksüel ve duygusal doyum için kızlarına yönelirler. Pek çok durumda, kadın bilinçli olarak veya bilinçsizce, kızının seksüel partneri olmasını destekler. Başka tür bir aile yapısında ise anne, kocasının yokluğunu oğlunu baştan çıkararak telafi etmeye çalışabilir. Temasın derecesi aynı yatakta uyumaktan gerçek ensestiyöz ilişkiye kadar uzanabilir. Çocuklar, ebeveynleriyle eşcinsel temasa da girebilirler. “Modern cinsel eğitim” adı altında ebeveynlerinin cinsel aktivitesini seyretmek zorunda bırakılabilirler.

Pek çok doktor, rutin olarak ensest şikayetlerini veya akraba hamileliklerini bile gencin fantazilerine yüklemekte, pedagoglar bile ruhsal çöküntü içindeki çocuğun problemlerini değerlendirmede ensest olayına pek ihtimal bile vermemektedirler. Oysa ensest olgusu pek çok yetişkin arasında çok yaygın olarak bulunmakta, olayın meydana gelmesinden 10-15 yıl sonra bile olayın çöküntüleri psikiyatristler, akıl hastaları klinikleri, evlilik danışmanları, polis ve mahkemelere ulaştığında olayın bu kadar süre açığa çıkmaması çok şaşırtıcı olmaktadır.

Ensest genellikle  aile içi bir sır olarak görülmektedir.Çocuk istismarını engelleme çalışmaları arttıkca  ensestin gizlenmesi gittikce zorlaşmaktadır.Ensest olayları  çok sık olan bir olay olmasına karşın, bildirilmemesi  yüzünden  çok az görülen bir olay olarak değerlendirilmiştir.

Ensest ile ilgili yanlış  görüşlerin (mitler) yaygın olması olaya net  tanı  koydurmayı  engellemektedir .

*Ensest çok  nadir görülen  bir olaydır.

*Olaydan kurban  çok az  zarar  görür.

*Bu tip olaylardan en büyük sorumlu kapasitesiz ,isteksiz , rolünü  yerine getirmeyen annedir.

*Bu durumdaki  erkek doğal olarak  evin içindeki  diğer dişiye döner yani bu koşulları hazırlayan annedir.

*Çocuklar  baştan çıkarıcı olur ve çok zevk alır.

*Çocuklar  bunu yetkililere  bildirdiğinde  çoğunlukla yalan söylemektedirler.

*Olayın aydınlatılmasında  çocukların üzerine gitmemek gerekir.Çok  büyük psikolojik zedelenme oluşur.

*Cinsel istismarda en iyi yapılacak  hareket olayın üzerine gitmemek ve kendi haline bırakmaktır.