Tıbbi uygulama hataları  uluslar arası jargonda malpraktis olarak tanımlanmakta ve böyle anılmaktadır.

Malpractice Latince “Mala Praxis” sözcüklerinden köken alır. İlaç kullanımından hastane enfeksiyonlarına kadar tıbbi bakımın her aşamasında ortaya çıkabilecek ve hastaya zararı dokunan tıbbi kusur veya hataları kapsamına almaktadır.

Dünya Tabipleri Birliği’nin (The World Medical Association) 1992 yılındaki 44. Genel Kurulu’nda “Tıbbi  uygulama  hataları “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” olarak tanımlanmıştır.

Tıbbi ilişkide; hastanın durumu iyileşir, aynı kalabilir, bazen de kötüleşir. Tıbbi olanaklar içinde yapılması gereken her şey yapıldığı halde, bu üç olasılık ta söz konusudur. Sonucu etkileyen pek çok değişken vardır. Negatif bir sonuç tek başına tıbbi uygulamada bir ihmal, hata olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Daha önce de verdiğim tüm dünyada kabul edilen tanımı bir kez daha yineleyelim: Dünya Tabipler Birliği’ne göre tıbbi uygulama hatası;  “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar”dır .

Hastada bir zarar ortaya çıktığında, bunun tıbbi uygulamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını, uygulamanın kusurlu olup olmadığını belirleme görevi, tıbbi bilirkişilerindir. Tıbbi uygulamadan kaynaklanan zararlara İyatrojenik zarar adı verilir. Ortaya çıkan zarar, uygulamanın; “tıp biliminin bu gün ulaştığı bilimsel ve teknik düzeyi, uygulamanın yapıldığı ortamın koşulları, uygulamayı yapanın eğitim düzeyi göz önünde bulundurulduğunda; aynı ortam koşullarında, aynı yetkinlik düzeyinde bir hekimin göstermesi gereken özen gösterildiği halde” öngörülemeyecek bir sonucu ise bu istenmeyen sonuçtur ve hekimin bunda sorumluluğu yoktur .

Hemen her tür tıbbi uygulamanın bir takım riskleri vardır. Uygulama bu riskler göze alınarak, yarar – zarar dengesi gözetilerek yapılır.  Kesin ortaya çıkacağı veya çıkma ihtimali bulunduğu bilinen yani öngörülebilen riskler, uygulama belirgin derecede hasta yararına ise uygulamanın yapılmasına engel kabul edilmez. Hekim, hastanın bilgisi dahilinde (aydınlatılmış onam) olması durumunda, bu zararların ortaya çıkmasından sorumlu değildir. Hukukta “izin verilen risk” olarak ifade edilen bu kavramın tıpta karşılığı komplikasyondur.

Öyleyse; hekim ya da sağlık çalışanlarının,  tıbbi uygulamaları sırasında hastada oluşturdukları her türlü zarar iyatrojenez olarak  isimlendirilir. İyatrojenez kavramı içinde olmak üzere, tıbbi uygulamanın bakım standartlarına uygun olmasına rağmen ortaya çıkabileceği ilgili çevrelerce kabul edilmiş olan veya her türlü tedbirin alınmasına rağmen ortaya çıkmasından kaçınılamayan zararları komplikasyon olarak; ihmal, bilgi ve beceri eksikliği vb. nedenlerle ortaya çıkan bakım standartlarından bir sapmayı da içeren ve hastada bir zararla sonuçlanan, hatalı olduğu kabul edilen tıbbi uygulamaları ise tıbbi uygulama hatası olarak kabul etmek gerekmektedir.

Tıp biliminin günümüzde ulaştığı bilimsel ve teknik düzey, uygulamanın yapıldığı ortamın koşulları, uygulamayı yapanın eğitim düzeyi göz önünde bulundurulduğunda, aynı ortam koşullarında, aynı yetkinlik düzeyinde bir hekimin göstermesi gereken özen,  bakım standardı olarak adlandırılır.

Hekim; görevlerini yerine getirmediği ve uygulamalarında  bakım standardından saptığı durumlarda sorumlu  olacaktır. Bakım standartlarının belirlenmesinde; ortam koşulları (uygulamanın yapıldığı yerin teknik donanım olarak uygulamanın yapılmasına uygun olup olmadığını, uygulamanın acil ya da elektif hangi şartta yapıldığı, olay yerinin özellikleri… ) ve kişinin yetkinlik düzeyi  göz önünde bulundurulur.

Tıbbi Uygulama hatalarına   sıklıkla  rastlanmaktadır ve bunlar  her sağlık kuruluşunun en büyük sorunudur.

Tıbbi sorumluluk davaları açısından en riskli alanlar kadın hastalıkları ve doğum  başta olmak üzere, anestezi ve ortopedidir. Bir araştırmada tıbbi sorumlulukla ilgili açılan 4000 davadan  yaklaşık % 20 sinin kadın hastalıkları ve doğum alanını ilgilendirdiği, ülkemizde yapılan bir çalışmada ise tıbbi uygulama hatası iddiası ile incelenen  olguların  yaklaşık % 20 sinin kadın hastalıkları ve doğum alanıyla ilgili olduğu bildirilmiştir.

Başlıca şu  tip hataların meydana geldiği görülmektedir :

  • İletişim Eksiklikleri ve Kayıt Hataları
  • Yetki Sınırlarının Açılması ve Konsültasyon
  • Aydınlatma ve Onam
  • Tanı Hataları
  • Hatalı Karar
  • Girişim Hataları ve Teknik Hatalar
  • Terk Etme ve Özen Eksikliği

Tıbbi uygulama hatalarıyla çok farklı boyutlarda ve her tür girişimde karşı karşıya gelinebilir .  Bu konuda  bilimsel çalışma yapılırken  hataların kategorize edilmesi ilk aşamayı oluşturmaktadır. Yapılan hataları daha genel olarak şu alt başlıklarda incelemek mümkündür.

1-Yargı hatası: Bilgi eksikliği, kasıt ve ihmale bağlı hatalar

2-Mekanik Hatalar: Ekipmanla ilgili hatalar

3-Teknik hatalar: Tıbbi tekniği uygularken oluşan  hatalar

4-Beklenti hataları: Hastaya olacakları anlatırken saptırarak veya saklayarak farklı beklentilere  sokma

5-Sistem hataları: Kişiden değil uygulama şeklinden veya  kurumlardan kaynaklanan  hatalar

Bir tıbbi uygulama hatası olgusunda, hekimin yaptığı uygulamayı değerlendirmede var olan tıbbi bilgi, beceri ve deneyim birikimi soruşturulurken, hekimin öncelikli olarak içinde bulunduğu durum da dikkate alınmalıdır. Bu konuda cevaplandırılması gereken bazı temel sorular şunlardır:

  1. Hekim uygun ve yeterli bir öykü aldı mı?
  2. Hekim uygun ve yeterli bir fizik muayene yaptı mı?
  3. Gerekli testler yapıldı mı?
  4. Hekimin tanısı doğru muydu?
  5. Hekimin seçtiği tedavi doğru muydu?
  6. Tedavinin uygulanma süreci doğru muydu?
  7. Ortaya çıkan komplikasyon önlenebilir nitelikte miydi?
  8. Ortaya çıkan komplikasyonun tanısı doğru biçimde ve zamanında kondu mu?
  9. Ortaya çıkan komplikasyona yönelik uygulanan tedavi planı uygun ve yeterli miydi?

Tıbbi uygulama hataları başta hekimlerin yaptığı hatalar olmak üzere her geçen gün kayı verecek düzeyde artış göstermektedir. Bu açıdan bu konunun her boyutuyla incelenmesi ve çalışılması gerekmektedir.